Özürlü Ruh Hâli Çarşamba, 12 Eylül 2012 10:47

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(0 Oylar)
Evet; özürlü bir ruh hâli benimkisi biliyorum. Beni çerçeveleyen hayatlarla, nesnelerle kaynaşan,degişken bir hâl. Ritüel bir sabah turu uzunluğunda devr-i alem yaptıran. Kendinle bir küs, bir barışık, kendi ayrıntılarının içinde karmakarışık.


Elma şekerinin burnuma bulaşan yapışık kırmızısı, beni tekrar tekrar çocukluğumun perde arkasına götürür. Büyük Ada’nın çam kokusu dokunur burnumun direklerine bisikletle yaban ormanlarını arşınlarken. Oysa, Dünya'nın başka bir ucunda kurulan bir panayırda, gözlerimizle anlaşmayı becerdiğimiz bir Hintlinin tezgahındaydı daha dün o elma.
Özlerim, özlemlerimi ipe dizer, yoluma devam ederim.

Ya sonbaharın ilk günlerinde, yağan yağmura nisbet parkın tek bankına oturmuş, yüzündeki çizgileri bilinmez kaç fırça darbesi ile kapatmış gizemli kadın! Yalnızlığımdan mıdır kucağından ayırmadığı kediye kimsesizliğini okşarca sarılışı? Onunla her göz göze gelişimin bana meçhul geleceğe yolculuk yaptırmasının var mı bir anlamı?
Düşünür, düşüncelerimi vurup birer birer, bırakır ardımda geleceğimi, giderim.

Unutmadan; bir de o kız çocuğu, çantası omuzlarında,sanki tüm hayatı yüklenmiş gibi ...
Her sabah okul yolunda onun annesi olma isteği. Yok öyle değil; canımdan kopma canlarım var benim, lakin evrenin tüm sahipsiz çocuklarını kucaklayabilecek kadar geniş değil yüreğim...
Karamsar değilim, biraz hayal gücü,biraz içgüdü.
Sen sabahın karanlığında adımladığın yollarda gökkuşağına ilerliyorsun küçüğüm...
Umutlanır, bir gülümsemeye çengeller umutlarımı, bir kız çocuğuna hibe eder giderim.

Kasabanın delisini es geçemem elbette. Onun derdi, kederi yok. Bir selam, iki kelâm alır gönlünü. Büyük hesapları aklı ile yitirmiş, mutluluğu Kaf dağının ardına göndermemiş. Her kahkasında biraz beyaz verir,kırmızıya çalarken ruh halim...
Aklanırım günahlarımdan, bırakır üç kuruşluk aklımı Anton’un ellerine, yoluma devam ederim.

Ya kapımın önündeki ceviz ağacına ne demeli!
Buralarda gene sonbahar, yine dalları yüklü. Aramızda soğuk bir savaş her hazan olduğu gibi. Ben ona meydan okurcasına dimdik geçerim gölgesinden,o tüm sinsiliğiyle beni vurmaya çabalar. Her isabetsiz darbesinde, ona attığım çelmede zaferimi kutlarım.
Ve bu sabah o kazandı. Bu mevsimin ilk vurgunu. Özürlü ruh hâlimin bana yaptırabileceklerini hesaba katmadan, yeşil kabuğunu daha soyunmamış, acemi bir cevizle vurdu beni. Taze cevizi ne kadar sevdiğimi bilseydi,eminim bu zaferine bu kadar sevinmezdi. Bu senenin cevizi kesinlikle çok lezzetli.
Vurgun yerim, ve her yenilginin ardından biraz daha güçlenip, biraz daha diş bileyip çelimsiz ataklara, aldırmadan yaralarıma giderim.
Yürürüm aheste yeni iç kanamalara, yeniden ayaklanmalara...

Sözün özü: özürlü bir ruh hâli benimkisi, pansuman edilecek bir yaram varken,elime ,dilime vurdu her zamanki gibi...


Okunma 467 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 12 Eylül 2012 15:03

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.