Olmak... Çarşamba, 31 Temmuz 2013 21:03

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(2 Oylar)
Başarmak, Koşmak, Tutmak, Yorulmak, Sevmek, Seyretmek, Güvenmek, Satın almak, Tanımak, Kullanmak, Yetişmek vs… Mek li, Mak lı kelimeler !

Hepsi olmak üzerine kurulu, Var olmak !

Yukarıda yazdığım olguların tamamının peşinde koştuğumuz an’lar. Bir şey olmak uğruna kaybettiğimiz yaşama zamanları, içimize olan uzaklıklarımız.

Neden bir şey olmak zorundayız ? İstediğimiz için mi ? Yada tüm dayatmaların bu yönde olduğu için mi ? Oldukça basit bir soru, Soruyu okuduğumuz zaman bile içimizden cevabını verdiğimiz, ama dış dünya ile bağımlılıklarımızdan dolayı bir türlü tüm olamadıklarımız. Olduramadıklarımız.

Evet bu denemeye değer ve hepimiz denedik, deniyoruz. Bir şey yada bir şeyler olma durumunu, bir çok yerde. İstemesekte yinede mevcut bilinç seviyemiz hep olmak üzerine kurulu. Olmak, Olgunlaşmak !!! Bu iki kelimenin karşısında ise olmamak ve olgunlaşmamak var, yani tecrübesiz, çocukça ve basit, beklide ilkel ve saf.

Bu boşlukta kayıtsızca yaşamak, yaşadıkça daha fazla yaşamak, fark edince artan derinlik ve huzur. Meditasyon gibi bütünleşmek. İzole olan yaşamımızı sonlandırmak ve tüm yaşama bağlanmak. Daha fazla artan gülümseme ve sevgi. Fazlalaşmak ve taşmak. Sonrası ise büyük bir coşku ve paylaşım. Var olan huzuru paylaşmak, mutluluğu paylaşmak, sevgiyi paylaşmak, gülümsemeyi paylaşmak ve denge. Paylaştığın kadar almak ve arttığını gözlemlemek, kaygısızca, kayıtsızca.

Bu ve buna benzer an’ları fark etmek için bir şeylerin kötü gitmesine gerek var mı ? İlla kötü bir şey mi olmalı insanın içine dönmesi için ? Ayrılık, Maddi ve manevi kayıplar vs. Böyle bir bahaneyemi ihtiyacımız olmalı hep ? Yok, olmasın bu kötü bahaneler artık. Yenilenmek için kötü bir referansımız olmasın. Öfkeyle başlamayalım yeni başlangıçlara. Kızgınlıklar, kin, küfür olmasın.

Tüm dönüşümler ve başlangıçlar sevgi ile sarmalansın, tıpkı hepimizin uyumadan önce hayal ettiğimiz ama bir sonraki güne hiç dilimize getirmediğimiz gibi. Sevgi ile, sevgi ile, sevgi ile.

Yazdıklarımın hiçbirisi edebi olarak kıymetli değil. Bu gözle bakmamanı öneriyorum. Eğer böyle bakarsan klasik bir çok cümle yada bir kitap öğretisi gibi okuyacaksın ve unutacaksın onları. Daha fazla anlam için içine bak, sana düşündürdüklerine, hissettirdiklerine ve geçmişe. Yeterince olmadığını düşünüyorsan ve yaşamında tamamlayamadığını görürsen bir çok şeyi, Çaba’ya değil çabasızlığa, yani öz haline dön.

Sessizliğe.


Okunma 678 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 26 Ağustos 2013 11:21
b & b

Okur, yazar, düşünür, farkeder ve...

Bu kategoriden diğerleri: « Kelimeler Olmadan.. Yaşam »

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.