In Vino Veritas Cumartesi, 06 Temmuz 2013 11:50

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(33 Oylar)
“Sevgi” nin anlamını bilenlere:

Herkesin dilinde şimdi SEVGİ ; SEVMEK ; SEVİYORUM … Bu kadar fazla mı kullanılmalıydı peki bu kelime … "Yıpranmamalı sürekli söylenip " der büyüklerimiz; Onlar hep sevgisini içinde saklar pek sık söylemez .Çatık kaşlıdır biraz asık suratlıdır babalar ; asık suratlıdır anneler .. "Şımarmasın velet "derler .. Oysa hiç fazla sevgiden şımarır mı insan ? Acaba biz bu yüzden mi sevgiyi tam öğrenemeden büyüdük. Mesela bilirdik bizi sevdiklerini ama defalarca duymazdık ağızlarından o sebepledir ki utangaç büyüdür biraz . Sevgiyi söylemek sanki ayıpmış gibi .. Şimdi Biz o neslin çocukları şimdi deriz sevdiğimize haykıra haykıra " Seni Seviyorum".
Şimdi açın sosyal medyayı televizyonları hep sevgi üzerine konuşulmuyor mu ? Söyleşilerde arkadaş toplantılarında romanlarda gazetelerin i sayfalarında koca puntolarla sayfalarca SEVGİ sürekli anlatılmıyor mu ? Bu kadar söylemeye çekindiğimiz sevgi nin açlığını çeker ve onun olduğu hikayeleri severek heyecanla takip ederiz..Mesela bakıyorum sevgililere aşk ve sevgi mesajına boğulmuş sms ler ; mailler ; televizyonlarda ilanı aşk etmeler İ bilboardlara reklam afişi gibi kocaman puntolarla sevgiyi reklam etmeler ; sevgiyi başlarında tabela varmış gibi yaşar ama çok kısa zamanda da tüketirler hatta Yalan bedenlere dokunan rüzgar irkilmesi gibi yaşanan ilşkilerde bile seni seviyorumlar havada uçuşur.. Peki gerçekten sevgi bu mu ? Biz gerçekten hakeden insanlara mı söylüyoruz sevdiğimizi yoksa değerini anlamadan yüreğimizde hissettiğimiz her kıpırtıyı sevgi ile anlamlandırıyoruz . Bir düşünün kaç tane gerçek sevgiyi gerçek sandığımız sanal sevgiler için geride bırakıp yitirdik ?
Aslında biz asıl sevdiklerimize söyleyemeyiz sevdiğimizi dilimiz tutulur ayıplar gelir aklımıza büyüklerimizin dediği seviyorumlar düğüm olur ilmek ilmek takılıverir boğazımıza ve sonunda ya terkedilişin ardından tek başına bir deniz kıyısında ya da onun mezarı başında ağlarken haykırırız o iki elimeyi : SENİ SEVİYORUM hep sevdim . Keşke yanımda olsan diye ..Yozlaşmış duygularımızın unuttuğu sevgi ; elindekinin kıymetini bilmeyip onu YOK ettiğimizde ortaya çıkan o KALP acısı ile akar gözlerimizden damla damla .. İşte o çektiğimiz acıda o kıymet bilmeme hissindeki "kıymet" tedir sevgi aslında .. Sevgi mücadele etmektir değer vermektir kıymetlidir .Gönül kuytunuzdadır o .. Sevdiğinden beklentisizdir ama kendi içinde aşk besler ; şevkat besler ; sahiplenme besler .. Çevrene bir baksana tüm kâinat sevgiyle yaratılmıştır aslında ve her canlı sevginin eseridir .
Hem sevgi sadece sevgiliye ait değildir ki sevgi bir anne şefkatinde bir baba kucağında ; bir güneş yakışında bir gece karanlığında bir deniz kokusunda bir bebek gülüşünde ve bir yârin ölene kadar unutamadığın ilk öpüşündedir ..Sevgi bir çocuğun savaşta kaybettiği ailesinin ardından minik elleri ile sardığı kardeşinin ufacık gülümsemesinde ve küçük kız çocuğunun yüreğinde gizlidir .
Şimdi bir başka bak etrafına .. Sevgi ile yaratılanı sevgisizliğin ile kirletme .. Kendini sev önce aileni ; yârini sev ; kardeşini ; dostunu ; komşunu ; dedeni ; büyükanneni ; balkonundaki çiçeği ; doğayı ; hayvanları sev ; nefes almayı ; renkleri sev ve insanları . Yüreğinde yeşert onu değer ver ve sakın hakadene söylemek için gecikme ...

SEV ; ÇOK SEV ; KARŞILIKSIZ SEV VE GÖR BAK NASIL CENNET OLACAK DÜNYA!

@kumruhatun


Okunma 987 defa Son Düzenlenme Salı, 27 Ağustos 2013 20:35
Kumru Hatun

Ne olduğumun kim olduğumun aslında pek önemi yok bir kadınım sadece hisleri ile hayata dokunan .. Hayatı kalemiyle kağıtlara kazıyan sandık içi hayallerini kağıtlara taşıyan 32 yaşında bir kadın KumruHatun. Birden bire ne olduğunu anlamadan bir bakmışım Dünyada yım . İnsanlar doğarken ailelerini seçemiyor doğarken babam bu olsun annem de bu olsun diyemiyoruz. Ama geçmişe bakıyorum da yine doğacaksın deseler aynı anne babanın kızı olmak isterdim . Yaşanılan sıkıntılar üzüntüler ne olursa olsun ailemin şevkatini hiçbirşeye değişmem . Ailenin deli hırçın asi kızı olan ben bindiğim hayat gemisi ile biraz dalgalı biraz sakin babam ile fırtınalı annem ile sağnak yağışlı kardeşim ile de lodoslu poyrazlı geçen çocukluk ve geçlık yolcuğunu tamamladıktan sonra iş hayatına atıldım.Bankacı oldum ailem bankacı olmamı istedi diye sabah 9 akşam 5 dediler ohh.. Ama ben hep tiyatrocu olmak istedim ve bir yazar.. Lise ve üniversitede tiyatro çalışmaları iş hayatı ile bitti gitti.. Bende şartlarımdan zevk almaya karar verdim . Bankaya hiçbir zaman finans ve matematik ağırlıklı masa başı iş olarak bakmadım . Şube bir tiyatro sahnesi her gün ayrı bir oyun bir monolog hatta bazı günler bir müzikal dedim . 10 yılda binlerce hayata dokundum binlerce insan tanıdım ve şu an orta düzey yönetici sevyesindeyim . Hayat bir mutlu olmak oyunu ise ve mutsuzlukla savaşmak gerekli ise en iyi stratejiyi kurmak bizim işimiz . Deliyim ben hayata farklı açılardan bakabilen bir deli ve bir kumru aşkın kumrulardaki gibi ayrıcalıklı olduğununa inanan bir kuş .. Hayal ettim ve başlangıcı burası . Ben de yazmalıyım bu şansı bana vermeyi dene .. Çünkü denemeden bilemesin http://kumruhatun.blogspot.com http://babacanzerrin.blogspot.com

Web site: kumruhatun.blogspot.com/

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.