Beynim Ve Kalbim! Yeter Artık ''uzlaşın.'' Salı, 25 Haziran 2013 13:05

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(0 Oylar)
Parmaklarımı değil, bilinçaltımı kullandım yazarken, baştan belirtmiş olayım :/

Nası bi kısır döngü içindeyim yahu. Resmen kendimle cebelleşiyorum. Neden mi? Söylemek, dillendirmek bile istemiyorum ki :/ Ama yazmak bana hep iyi gelmiştir. Boşa değil üniversite zamanımı 2 koca günlük ile tamamlamam…
Adını bile anmak istemiyorum çünkü nefret ettiğime kendimi inandırdım, aşk falan saramam başıma şimdi. Zaten bitmiş gitmiş bi ilişki eninde sonunda.
Biraz açıklayıcı olacağım tamam,ruhumun buna ihtiyacı var…
Olay şu ki; benim zamanında sevgilim olan adamların hepsi bi çark etti, aradı, sordu, tekrar başlamak istedi, pişman olduğunu söyledi ki haklıydılar.( ukala!) Benim bünye, sen bu duruma alış! Şimdi de aynı durumu yaklaşık 9aydır O’ndan bekle, hatta bununla da kalmayıp dua et, kendini binbir türlü pembe enerji metoduna ver. Bu ben değilim! Sanırım egolarım devrede. Aklıma neler neler geldi gitti…Ah anlatmaya utanırım, ki yazsam kısa metraj film olur, bi küçük boy kitap çıkar tüm senaryolarımdan…
Beni sebep göstermeye lüzum görmeden,ansızın terk eden aptal çocuk! Sen var ya dünyanın en aptal insanısın! Senin yüzünden ‘’Eti Canga’’ reklamını izleyemiyor, Murat Boz’ a sırf mimikler andırıyor diye bakamıyor, Mustafa Ceceli şarkılarını dinleyemiyorum. Bu hakkaten ben olamam. Ben ki; duygusallığı minimumda yaşayan, kendini gülüp eğlenmeye, her ciddi olayda bile mizah arayısına vermiş bi insan evladıyım, neler oluyo böyle, neyin nesi bu dengesiz ruh hali? Ben değil miyim en yakın arkadaşlarıma ‘’bilincini kendin yönlendir ‘’konferansları veren? E ne bu? Sanırım bişeylerin muallakta kalması beni yerle yeksan eden. Aslında benden yaşca da küçük olan bu fındık beyinli adamcığa bu kadar anlam yüklemem, onu kendime yakın ve pozitif bulmamdan kaynaklandı. Şimdi onu aramıyorum, numarasını bile galeyana gelip de mesaj atmayayım diye telefonumdan sildim. Ama halen aklımın bi köşesinde ve beynimle kalbim çatışma halinde. *kendime itiraf.
Ne çıkar bu durumumdan onu da biliyorum: Kendimi başka bi yöne adapte edeceğim; ister istemez… Biliyorum ki o totosu tavana yakın adamla bişiycik olmaz. Zaten beni hayatından çıkarma gereği duyma sebebi de (yani onun söylediği); ona fazla gelmem, ona yüksekten bakmam, hazırcevap olmam, kafamın herbi şeye çalışıyor olması, birçok şeyi ondan önce düşünüyor ve dile getiriyor olmam-mış. Aman Allahım ne kadar da gurur okşayıcı. Ulan çocuk! Biz değil miydik aynı şeylere deli gibi gülen, aynı yerlerden, aynı mekanlardan, aynı insanlardan keyif alan? E peki sen değil miydin bana ‘’beni mutlu ediyorsun,seninle her şeye varım’’ diyen? Ahh çocuk, aptal çocuk…
Kendine yeteri kadar güveni yok ya da oturmamıs besbelli…Belki de yaşı itibariyle böyle düşünmekte kendince haklıdır. Bu kısmı beni ilgilendirmez, ne düşündüğünü nerden bilebilirim ki? Salak konuşmaya bile cesaret edemedi, kaçtı. Nitekim şuan aynı şehirde bile değilmişiz (iyi ki varsın ya da lanet olsun Face)
Budur.
Yazmam lazımdı.
Bilinçaltım tek kelime ile kaynıyor.
Şimdi susmam lazım.
Yeter.
Hayır yani kendimi biliyorum, sardıkça saracağim konustukça. Başıma gelmedi değil bi dönem… Hiç çekilebilir olmuyor o hallerim. Şimdi benim başka ‘şeylerle’ uğraşmam lazım.
O salağı sevmiyorum, aşık falan hiç değilim. Tamam belki de EGO. Umrumda değil.
Nokta.


Okunma 523 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 26 Haziran 2013 15:09
öznur osmanoğlu

romantik falan değilim. hakkımda duyduklarınla değil sesimde hissettiklerinle yetin. ✄- - - - -

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.