Tek Beden - Çift Ruh Salı, 25 Haziran 2013 12:57

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(0 Oylar)
İçimdeki çocuk halen salıncakta sallanıyor, ondandır çiçek açan her ağaca hayranlıkla bakmam, heyecan duymam…

Herkes aynı şeyi tekrarlıyor son yıllarda; ‘’içimdeki ses, altıncı his, eş ruh…’’

Ben durumu farklı bir boyuta taşıdım kendimce. Kalbimi çelikten ama aralıkları epeyce geniş olan bir kafese aldım. Onu koruyorum. Dış etkenlerden, duygusal iniş-çıkışlarımdan… Koruyorum ki yaralanmasın, incinmesin, beni gündelik hayatımdan edip melankoliye sürüklemesin. Her ilişki, hayatıma giren her insan, tüm yaşadıklarım, üzüldüğüm, eğlendiğim, delicesine güldüğüm anlar bile bilincimde öylesine mimli ki… Bu durumların bir çoğu beni sonraki ilişkimde güvensizliğe sürükledi. Sebebi; olan bitenden fazlasıyla etkilenmemdi. Bu arada ben tipik bir ikizler burcuyum, ne iflah olmaz bir romantik ne de aşırı duygusalım. Ki- durum böyleyken bile gece yatağa yattğımda, o uykuya dalamadığım ilk 15 dk bana hem günü hem son birkaç ayımı, belki de yılımı silbaştan yaşatıyor. Sorguluyorum. Hata olarak gördüklerimi, mutlu anlarımı, neden bazı huzurlu anlarımın kursağımda kalırcasına kısa sürdüğünü… Soruyorum kendime. İçimdeki çocuğun umurunda değil bi tabii; ben büyüğüyle cebelleşiyorum, cevapları ondan bekliyor, tüm sorumluluğu ona yüklüyorum.

Kalbimi bir kafese tıktım, hareket alanını kısıtladım; rahat mı ettim peki, daha mı steril şu an ortam, herşey daha mı stabil?
– Evet. Kesinlikle.

Öyle ki bu durumu kendi ellerimle yaratan ben olduğum için yapay bi kalkanım var artık. Etkilenmiyorum. Her olanı sol tarafıma duyurmuyorum. Yersiz kendimi yıpratmıyorum, ağlamıyorum. Eleştiriye daha açık olmaya çalışıyor, kendimi acımasızca sorgularken kalbimi beynimden uzak tutuyorum. Böylece zarar görmüyor. Düşüncelerime, mantığıma zaten bir şey olmaz, beynim halletsin işin güncel kısmını, hayatın getirdiği sorunları, soruları…İşi ne?

Kalbimi saklıyorum. Az biraz hasar aldı, dahasına izin vermem. Bana lazım olacak (süzgecimden geçip de içime sindirdiğim insanı ruhuma da sindirmekte…) Ve nirvana! İşte o zaman kalbim ve beynim gerçekten ortak çalışacak. O tavan yapmış güvensizlik çıtam tekrar sıfırı görecek. Masumiyetime geri döneceğim. İçimdeki çocuğu salacağım ki kendince özgür hareket etsin. Ama şimdi değil... Verdiğim değeri hak edebilecek, aynı pencereden bakıp, yanında olmaktan mutluluk duyduğum, o hissi taa benliğimde hissettiğim insanı bulana dek; *hesap kitap yapmadan* Bulana dek diyorum ama arayış içinde değilim, bilirim ki arayarak bulunmaz, bir bakarsın hayatının merkezinde… Bu konuda kaderciyim.
Şu an zaten saçma sapan kısa süreli ‘boşluk doldurmaca’larla geçip gidiyor zaman, e oyalıyor da… Modum> Yüzeyselim, eğlenceliyim, gülerim geçerim, sorgulamam, sıkmam, kıskanmam, andan keyif alırım.

Kafi.
– Her iki taraf için de.


Okunma 447 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 26 Haziran 2013 14:53
öznur osmanoğlu

romantik falan değilim. hakkımda duyduklarınla değil sesimde hissettiklerinle yetin. ✄- - - - -

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.