Kırdık Ruhun Zincirlerini Pazartesi, 17 Haziran 2013 20:22

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(11 Oylar)
Birinci tekil şahıs; BEN... İyiyim, güzelim, her şeyin en iyisine layığım...Zengin olmam lazım. Mutlu da olmalıyım.. Çok param olmalı..En güzel evde oturmalı, en güzel arabaya binmeliyim,(b)en,(b)en,(b)en......
Birinci tekil şahıs ağzından; ikinci tekil şahıs; SEN...Benimleyken iyisin, benim yanımda olursan seni severim,ben varsam sen, SEN olursun...
Birinci tekil şahıs ağzından; üçüncü tekil şahıs; O....Zaten benden uzak,benimle olan senden de uzak...O ötede bir yerde, orada da kalmalı....

Ezberlerimiz vardır bilinç altında bilmediğimiz...Bilmezlikten bozamadığımız...Yıkamadığımız egomuz...Bununla içimize yüklenen kibrimiz...Yalın bir BEN olmayı sürdürdükçe büyüttüğümüz yalın bir yalnızlık aslında...
SEN'i kabul etme lüksü, O'nu öteleme inisiyatifi ne kazandırabilir ki?

Homosapiens, ilk yaratıldığında anlamlı mıydı varlığı? Üzerine ne kurgulaya bilirdik ya da konuşacak kelamımız olur muydu hakkında bir ikincisi yanında var olmasaydı? İlk sohbetin " haga, högö, moho" gibi mesela bilmediğimiz bir dilde olması bile SES'in varlığını ortaya koyuşunu engelleyebildi mi?

Dokunma hissini böyle tatmadı mı ilk insan; SEN'i bulunca?...Ve üreme güdüsü nasıl ortaya çıkardı yalnız BEN kalsaydı bu varlık?

İlk dedikodu O sayesinde çıkmadı mı ortaya?
Girizgahın böyle olması bana da garip gelse de, aslında varmak istediğim bir yer var elbet...ÇOKLUK, ÇOĞULLUK..
Tüme varım...
BİZ...
Ne ahenkli ve ne özet bir kelimedir...Aşkı da anlatır, coşkuyu da... Güveni de, sağlamlığı da...
BİZ olabildikçe SİZ ile bütünleşmek kolaylaşır...ONLAR olgusundan uzaklaşılır. Biz olabilmek cesaret gerektirir..Empatiyi şart koşar...Saygı ön koşuldur...Fedakarlık kaçınılmaz...BİZ olabilmek sevebilmektir aslında...Aynı çatıdır, aynı aştır...Ayrı renkteki gözlerle aynı şeyleri görebilmektir. Daha çok BİZ oldukça, SİZ ve ONLAR olmaz..Hep BİZ oluruz...
Peki BİZ kimiz? Kim olmalıyız?
Yeryüzünün en önemli sorusudur bu? Ve cevap ne basittir aslında; İNSAN
İçindeki iyi tohumları besleyerek yücelecek İNSAN...
Sen artık bensin, O da bizden diyebilecek cesareti, doygunluğu göstererek yücelecek İNSAN...
Doğumla ölüm arasında hayatımızın her aşamasında rastladığımız tüm düşünce sistemleri, bilim,teknoloji,aş, iş, giyecek, sınav..hepsi teferruat...Yazgımız Yaradanın çoktan bildiği bir şey... Yazgıyı doğru okumak bize düşen...BEN'in özgürlüğünü SEN'in isteklerinle ve O'nun ihtiyaçlarınla birleştirebiliyor muyuz? Budur BİZ olmanın, daha çok BİZ olmanın formülü...
Tüm ideolojilerin, tüm prosedürlerin, yasaların, siyasetin, bilimin üzerindedir İNSAN olmak olgusu...
Daha çok BİZ olmaya çağrım...
Çığlığım daha çok sevmeye...
Kırmaya ruhun zincirlerini...


Okunma 921 defa Son Düzenlenme Salı, 18 Haziran 2013 09:03
Baise Banu Erçetin

Kendimi bildim bileli yazıyorum. Kağıt ve kalemle dost olmanın ayrı bir güzelliği ve ayrı bir rahatlığı var. Usta bir yazar mıyım? Haşa.. Usta bir yaşayan? Keşke!... Sevdim; yazdım, ağladım; yazdım, boş verdim; yazdım… Defterin ucuna, kağıt mendile, not kağıdına… Ama hep kısaydı cümlelerim, yıllar geçtikçe daha da kısaldı. Büyüdükçe söyleyecek çok daha fazla söz vardı oysa…. Küçükken ailenin öğretileri, yaşanmışlıkların öğrettikleri ile birleştikçe ve hayatın karmaşık baskısı bindikçe üzerime içimde patladı kelimelerim… Sonra, bıraktım kendimi akışa... Şimdi, kelimeler damlalar gibi hızlıca düşüyorlar aklımdan, ben yakalayamadan...

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.