Merhaba Perşembe, 06 Haziran 2013 19:43

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(89 Oylar)
Ne gerçekten istediğim? Dinmeyen ne içimde? Bu eksiklik , bu boşluk, bu yetersizlik duygusu neden? Gözümü kapatıp başımı yastığa koyduğumda çocuk uykularına yatmak istiyorum. Bu değil mi aslında her insanda aradığım. İçimdeki fırtınayı dindirecek, çare olacak bir insan. Şimdi geldiğim noktada görüyorum ki hepsi nafile bir çaba. Az buçuk kendime benzettiğim insanlara yönelişim, adını aşk koydukları şey, kendini bulma çabandan başka ney ki. Başkasında kendini aramak, onaylanmak bu kadar önemli mi? Önemli değil derken bile, yine de onaylanmak isteği, beğenilmek arzusu hep duruyor bir yerlerde. Kendine inanıp güvenmedikçe bir başkasının onayı neyi değiştirebilir ki?
Hayatının ipleri elindeyken, sağlığın yerinde, elin ayağın tutarken, her an dünyada her şey değişebilirken oturmak ve beklemek ne büyük yanılgı. Gelen gün geçen günden farklı yaşanmıyorsa, her gün yeni bir şeyler katamıyorsan hayatına, bu yaşamak değil de nefes almak olmuyor mu? Ne zamanını ne de duygularını heba etme değmeyenlere. Bak hayat ne de güzel yaşanıyormuş istediğinde. Kendini bir kenara atıp, düşlerinden vazgeçersen tutsak hayatı yaşamak zorunda kalırsın.
Anlıyorum artık hayatın hangi noktasında elimden kaçtığını. Kendim olmaktan vazgeçmişim ben. Başka hayatlara bakıp, özenip durmuşum öylece. O durakta ne gelen olacak nede giden. Yılları geçirmişim öylece bekleyerek. Kendime yabancı olup, başka hayatlar da aramışım kendimi. Her güç içinde varken, bu vazgeçiş, bıkkınlık, gözünü kapatıp oturmak bu günlere getirmedi mi? Şimdi biraz biraz kıpırdanması bile içinin heyecan dolmasını sağlamıyor mu? İstediğin, özlemini çektiğin bu değil miydi? İlk aşık olduğun zamanların kıpırtısı varken yüreğinde, düşlerden bahsederken gözlerin parlıyorsa doğru yoldasın demektir. Ne aşk acısı ne de yalnız kalma korkusu şimdi hepsi yok olup gitmedi mi? İnşa ettiğin hayatının aslında ne kadar da sağlam temellere oturduğunu, dimdik durduğunu, eskiyen solan dış boyasının değiştirilmesi dışında hiçbir şeye ihtiyacın olmadığını gördüğünde baharda çiçeğe bürünen ağaçlar gibi merhaba dersin dünyaya. Merhaba hayata, aşka, dostluğa,düşlere merhaba.


Okunma 1789 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 10 Temmuz 2013 17:28

Son Ekledikleri: E.Gülten Koçak

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.