Uzun Yol Cuma, 03 May 2013 20:48

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(4 Oylar)
Güneşin ilk saatleri. Sabah el değmemiş tazelikte serin. Gün umutlu, yaşamaya yakın ölüme uzak. Yollar uzun, yalnız ve soğuk. Camdan görebildiğin kadar değil dışarısı aynı zamanda görebildiğin. Bozkırlar soluk, üvey.

Sarı saçları iki yandan örülmüş on yaşlarında bir kız evden çıkmadan az evvel kavga ettiği küçük erkek kardeşi. Ana babalarıyla köydeki nine dedelerine gitmek için yola çıkmanın heyecanı. Okul çantalarındaki bir yığın ev ödevleriyle sırtlarında yük var gibi. Arabada ortalarında duran, bir buçuk saat sonra ev ödevlerini boş verip kendilerini kaybedene kadar oynayacakları top yükü yok eder gibi. Heyecanları korkak ve kursaklarında. Dün gece anne babalarının içki mevzusundan ettiği kavga sesleri kulaklarında, adamın kadının yüzüne indirdiği tokat gözlerinin önünde, hiç uzaklaşmıyor. Kadının döktüğü göz yaşlarına çocuklarının ki karışmış. Hiçbir şey olmamış gibi oysa şimdi. Sessiz uzuyor yol, ne de olsa yolun sonu tavuk, köpek, kuş sesleriyle dolu, sorun yok.
***

Niye benim sevdiğim cdyi almadın diye kızıyor kadın kocasına. Onu da ben mi düşünecektim diyor adam. Aralarının düzelmesi için akıl ettikleri hafta sonu tatili hafta sonunun başından belli ediyor kendini. Baştan bin pişman basıyor gaza adam. Aç karnına sigara iç anca sen diyor kadın. İkisi de burnundan soluyor. Bozkırlar başka hayalleri yaşatmak için gözlerini diktikleri yer sadece. Çocuğumuz olsaydı diye geçiriyorlar içlerinden. Sekiz yıllık evlilikten geri kalan ne deseler çocuksuz sekiz yıl diyecekler sadece. Ortada suçlu yokken önce kendilerini sonra bunun ağırlığı altında kalamayarak yine boş yere olduğunu bildikleri halde birbirlerini suçlamaya girişiyorlar. Sonra geceleri küs bedenleri yan yana pişmanlık, vicdan azabı eşliğinde uykuları kaçık birbirlerini tavana bakar halde bulup bakışıp susuyorlar. Yol gittikçe uzuyor, ikisi de içinden bitirsek mi acaba diyor. Ya o ayrılığı istemiyorsa. Ya da o da için için bunu istiyorsa. İlk o söylesin, ben söyleyemem. Oysaki nereye gidiyoruz? Yalandan iki günlük bir tatile.
***
İki kardeş söyledikleri şarkıyı babalarının azarıyla yarıda kesiyor. Kız güceniyor, boynunu camdan yana çevirip okulda alacağı güzel notların hayalini kuracakken kardeşi atlıyor boynuna. Sımsıkı sarılıp, şakayla boğuşmaya başlıyorlar. Anne bize elma versene. Baba araba hızını arttırıyor.

Kadın yan gözle kocasına bakıyor. Eğilip yanağına öpücük kondurmak, özür dilemek, onu sevdiğini söylemek istiyor. Belki de bu iki günlük tatil onlara iyi gelecek, umudu geri dönüyor. Her şerde hayır var diye akıl verip ikişer üçer çocuklu olanların yüzleri, ağızları, göz bebekleri sırayla gözünün önünden geçiyor. Akıl verenlerin aklını parçalamak istiyor. Böyle öfke kocasıyla arasını açıyor her gün her akşam her saat her saniye. Yine de ona dönüp bakıyor, çok yakışıklı diyor içinden. Özür dileme zamanı.

Tam o an ayrılalım mı diyor adam bir çırpıda, gözü yolda.

Kadın bakışlarını önüne çekemeden görünürde havadan sudan konuşur gibi rahatlıkta, kalbi acı içinde hayretle teklemeden ayrılalım diyor. Adam tereddütsüz geri dönüşe geçiyor. Sigara paketi yarılanmış.


Ah vah sesleriyle doluyor yer gök. Bozkır kana susamış. Rengi soluktu kırmızıya büründü. Yol dediğin oldu daracık, kalabalık ve buz. Güneş sadece görünürde güneşti ve kimseyi ısıtacak güçte değildi. Saniyenin lafı vardı şimdi. Kızının yanına gitmek için ağlayan kadını tutan kalabalık vardı. Hiçbir şey olmamış, ne yaptığını anlayamamış sanki bir kâbusta imiş gibi ayakta duran bir baba, yattığı yerden kaldıramadıkları ablama ne oldu diye ağlayan bir çocuk.



Ambulans kalabalığı aştı. Otların dibindeki sarı saçlı kızın saçının rengine dönen yüzünü ağzından akan koyu bir kırmızı deliyordu. Elinde sımsıkı kavradığı yarısı yenmiş elma.

Kızdan evvel hastane yolunu beklemeden gökyüzüne iki ruh çıktı. Evli, ölü ve çocuksuz.


Okunma 591 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 29 May 2013 09:53
eda

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.