Sende Haklısın Be Napolyon Çarşamba, 20 Mart 2013 11:48

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(4 Oylar)
Ay sonunu getirebilmek kavramı ile tanışık olmak nasıl bir duygu hiç düşündünüz mü?
Düşünmeyi bırak yaşıyoruz her ay diyenleri seziyorum.
Geldi dükkana, parkasının cebinde ödenmemiş faturalar,
bozuk para ararken cebinde gözüme çarptı, bu dedi doğalgaz faturam.
Hükümet neden böyle yapıyor,
ihtiyacın olup kullandığın her şeyin zam oranı belimizi büktü,
çocuğuna karne hediyesi olarak düşündüğü bebeğin fiyatını sordu,
baba olunca kendisi hem mutlu olsun istiyor kızı, hem de ay sonunda cebinde kalsın bir miktar parası,
bir kaç seçenek daha sunuyorum ona,
bunlarda güzel diyorum,
sıkıca tembihledi, biberonu da olsun yanında baba diye,
gitsem eve, elime bakacak,
elim boş gidersem beni anlamayacak...
İstediği bütçede bir bebek bulmak mümkünde
cebinde alışveriş listesi, detaylı,
bilmem ki bu adama ne anlatmalı...
Anne baba ayrı bir akrabasının bakımındaki 11 yaşındaki Can olan bir çocuk,
hadi dedim gel, bugün seninle yemek yiyelim,
ne yersin diyorum, fark etmez sen seç diyor,
sen seç derken param yeter mi diye sorguluyor.
Söyle bakalım dedim, nedir benden istediğin,
ben dedi harçlıksız gidiyorum okula...
Nasıl yani dedim, sabahın ilk ışıklarında başlayan dersin,
paran olmuyor mu öğlen arası alacağın bir simidi.
Çok acıkmıyorum ki dedi.
İnanmadım, o günden beri kendimi düşündüm okul koridorundaki ilkokul öğrencisi halimi.
O zamanlar market sahibiydi babam,
ben çantamı doldurup gidince okula,
yinede gözüm takılırdı kantindeki neşe gazoza,
onu da alırdım yinede yetmezdi,
sen dedim o çocuğa niçin söylemedin bunu bana,
harçlığını ayarlayabilirdik,
çok acıkmıyorum dedi, biraz acıkıyorum...

Annemle yaşıyorum dedi delikanlı,
öğrenim durumu üst seviyede,
çalışıyor işverenin yanında asgari ücretle,
neydi hedefin dedim, polis olacaktım ben dedi
puanım yetti de, boyum kısaymış, bilirkişi raporu öyle dedi.
Ürünleri dağıtıyor belli bayilere,
bazen oda isyan ediyor niye öğrenim gördüm ki diye
çok özlemiş vefat eden babasını,
birazda gönül koymuş ona, 17 yaşında geçim derdi diye yalnız kaldığından hayatta.
Annem dedi 2 paket sigara içiyor,
kiraya mı yetsem, mutfak masrafımı
çıkamadım işin içinden sevdiğim kıza da ettim veda mı?
durmadı mı yanında anlamadı mı senin halini dedim,
abla geleceğimi göremezken ona bir gelecek vade demezdim dedi.
Müsaade istedi, yüklendi yerde duran kolilerini,
gününü kurtarma çabasına devam etti...

Hastane koridoru,
başucunda bir serum şişesi
ve hafızamda yalnız kalayım diyen, hüzne yenilmiş sesi
doktorun teşhisi netti,
strese bağlı mide ağrısı,
dinlenmeli, dinlenmeli...
İzin alamam dedi kız, patronum sorun eder,
oğlumun okul taksiti beni bekler.
Bitti serum, doğruldu yatağından,
sorsan oda pek memnun değil hayatından...

Bir iş gününün ardından, aklımda hayatımdaki kesitler,
kafamı dağıtmak için izlenen televizyon kanallarında,
bir kadın anlatıyor,
Suriye' deki anneleri ziyaret ettim, hiç durmadan dolaşmak zorundalar diyor, sırtlarında bebeleri,
durduklarında bir bomba paramparça edecek çünkü bedenlerini.
Evinde oturan ev hanımları şükretmeli,
Suriye'de anne olmak zor diyor, ekrandaki...

Bugün 10 bin lira kazananın var 15 bin lira gideri,
kimse memnun değil, herkeste var bir geçim derdi,
evlilikten korkan mı ararsın, kurduğu yuvası dağılan,
kafam karıştı yoksa sen mi haklısın para para, para diyen Napolyon...


Okunma 610 defa Son Düzenlenme Perşembe, 28 Mart 2013 11:43

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.