Korkularımız En Büyük ''arzularımız'' Perşembe, 15 Kasım 2012 14:39

Yazan 
Bu yazı için oy ver!
(5 Oylar)
Hayatta ne olduğunu bilmeden bir avuç su misali tutunuruz. Her bir su zerrecikleri yeniden doğmaktır bizim için, her su zerrecikleri bir yaşam, bir kader demektir… ‘’Her insan bir dünyadır aslında, ve insanlar küçük birer gezegenlerin etrafında döner tıpkı, diğer insanlarda olduğu gibi.’’
Gülmek, ne olduğunu bilmeden, ama küçük bir çocuğun sevinmesi gibi gülmeyi arzu ederiz.

Aşık olmak; kime, neye aşık olduğunu bilmeden sadece aşık olmak için aşık oluruz. Bir bakarsınız dolunaya, bir bakarsınız nehirlere bir bakarsınız arka koltukta oturan ve daha önce hiç görmediğiniz bir kişiye aşık olmak. Düşünürüz; daha önce hiç bu kadar mutlu oldum mu? Kendimizden geçer gibi aşık olmak ve sevinmek… Kaçınıp, uzaklara, çok uzaklara gitmek isteriz zaman zaman nedeni ise çok basit aslında; en büyük zaafımız aşık olmak olduğu için… Bunun için kendimizi sert bir kaya gibi eğitiriz. Eğitiriz de ne olur sanki? Dalgalar vurur, eğittiğimiz o kayadan; her sevindiğimizde, her aşık olduğumuzda küçük küçük zerreler alır ve götürür kayadan ve sonunuda sahil kenarındaki kumlar gibi olmuşuz ve üstümüzden geçen dalgaların izlerini taşımaya başlarız…
İnsan kendisinden niçin bu kadar çok korkar? Asıl soru burada başlıyor sanırım. Bu sorunun cevabı aslında kendimizde saklıdır ve bu cevap hakkında genellemelerde bunulmamız çok yanlış sonuçlar ortaya koyabilir. O yüzden kendim üzerinden bu soruyu cevaplamaya çalışacağım. İnsanın kendisinden korkmasının daha doğrusu kendimden korkmanın sebepi, veyahut sebepleri şunlardır;

En büyük neden, korkmak. Korkuyurum çünkü,yaşamak o kadar zor ki, duygusal olmaya, aşık olamya fırsat tanımıyor. Eğer yaşam boyu böyle giderseniz en güçlü, en iyi kendiniz olacağınızı düşünürsünüz. Bu sebepledir ki, ilk iş, aşık olmayı kesersiniz ve kimseyle bile konuşmamaya başlarsınız. Kimseyle konuşmamanızın nedeni ise, basit aslında, yine korkularımız… Bir süre sonra bu korkularınızdan vazgeçeciğinizi anlarsınız. Bu korkulardan vazgeçmenizin nedeniz ise, karşınıza çıkan ve bu, o dediğiniz kadın… Böyle sürekli demeye başlarsınız ve bir baktığınızda geride o korkularınızdan eser kalmamış.Bir müddet sonra arkadaş ilişkilerinizde normalleşir ve asosyal kişilik olmaktan, sosyal kişilik olmaya başlarsınız. Bir müddet sonra dünya zevkleri uğruna ayyaş olmaya başlarsınız. Daha sonra öyle şeyler gelir ki başınıza ister istemez geçmişinize dönüp, düşünmeye başlarsınız. Düşünürsünüz saatlerce, günlerce, haftalarca… En sonunda tüm dünya zevklerinden uzaklaşmaya başlar ve yavaş yavaş ilahi ayyaşlığa başlarsınız. Artık en güçlü olma isteği kalmamıştır ve yavaş yavaş insanları düşünmeye başlarsınız. Kendinizin dışında da bir dünya olduğunu anlamaya başlarsınız ve onlar için çırpınmaya, insanlık için çırpınmaya başlarsınız. Artık makam, mevki, koltuk meraklılığını yitirmeye ve gerçekten insan gibi insan olmaya başlarsınız…

İnsan gibi insan olmak; yeniden yaşama başlamak gibi tıpkı, yeni doğmuş bir bebek gibi... Bu sefer geçmişteki hatalarınızı tekerrür etmeden yaşamak. Dünyaya geliş amacımız bellidir aslında.’’Demiri demirle dövmüşler; insanı insanla sınamışlar.’’ Bu söz sanırım anlatıyor ama biraz olsun bu sözü açıp, dışına çıkmamız gerekiyor. İnsanların yani bizlerin tutum ve davranışlarımızdan yola çıkarak, insanlığa nasıl baktığımız, nasıl hizmet ettiğimiz ve bunun nihayetinde kendimize yakışır bir şeyler sergiledik mi diye bakınılır. Eğer gerçekten kalpten bu yolda çalıştığımızı anlarsak, hissedersek artık bir şeylerin farkına varmaya ve gerçek yolu seçersek yani insanlığa hizmet etmeye başlarız.

Velhasıl kelam, arzularımız en büyük korkularımızdır ve bu korkularla yüzleşmemiz gerekiyor…
Mustafa Sefa Coşkun


Okunma 1183 defa Son Düzenlenme Salı, 20 Kasım 2012 11:31
Mustafa Sefa Coşkun

Ege Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi...

Web site: sefacoskunn.blogspot.com/

Son Ekledikleri: Mustafa Sefa Coşkun

Bu kategoriden diğerleri: « DİNLE! YABANCI MI? »

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.