Kırdık Ruhun Zincirlerini

Yazan Pazartesi, 17 Haziran 2013 20:22
Bu yazı için oy ver!
(11 Oylar)
Birinci tekil şahıs; BEN... İyiyim, güzelim, her şeyin en iyisine layığım...Zengin olmam lazım. Mutlu da olmalıyım.. Çok param olmalı..En güzel evde oturmalı, en güzel arabaya binmeliyim,(b)en,(b)en,(b)en...... Birinci tekil şahıs ağzından; ikinci tekil şahıs; SEN...Benimleyken iyisin, benim yanımda olursan seni severim,ben varsam sen, SEN olursun... Birinci tekil şahıs ağzından; üçüncü tekil şahıs; O....Zaten benden uzak,benimle olan senden de uzak...O ötede bir yerde, orada da kalmalı.... Ezberlerimiz vardır bilinç altında bilmediğimiz...Bilmezlikten bozamadığımız...Yıkamadığımız egomuz...Bununla içimize yüklenen kibrimiz...Yalın bir BEN olmayı sürdürdükçe büyüttüğümüz yalın bir yalnızlık aslında...…
Bu yazı için oy ver!
(5 Oylar)
Aret’in dediği ve artık bizim de dediğimiz gibi GEZİ’de de “Her zaman her şey yolunda” mı ? Bence yolunda… Bir iki gündür fikirlerini genelde sevdiğim ve saydığım arkadaşlarım Gezi Parkı'yla ilgili olarak direnişin artık tadında kalması gerektiğini,ilk günlerdeki kadar coşkulu olmadığını, ortalığın piknik yerine dönüştüğünü, kiminin boş boş eğlenmeye geldiğini, insanların tuvalet olarak duvar diplerini kullandığını, çevreci olacağız derken medeniyetten uzaklaşıldığını paylaşmış. Kendi kuyumuzu kazma noktasının kaygısını taşıdıklarını da belirttiler.Bu kaygılarına bir ölçüde hak versem de,ağar basan düşüncem şudur; Gezi’nin olması gereken dinamiğinin…

Merhaba

Yazan Perşembe, 06 Haziran 2013 19:43
Bu yazı için oy ver!
(89 Oylar)
Ne gerçekten istediğim? Dinmeyen ne içimde? Bu eksiklik , bu boşluk, bu yetersizlik duygusu neden? Gözümü kapatıp başımı yastığa koyduğumda çocuk uykularına yatmak istiyorum. Bu değil mi aslında her insanda aradığım. İçimdeki fırtınayı dindirecek, çare olacak bir insan. Şimdi geldiğim noktada görüyorum ki hepsi nafile bir çaba. Az buçuk kendime benzettiğim insanlara yönelişim, adını aşk koydukları şey, kendini bulma çabandan başka ney ki. Başkasında kendini aramak, onaylanmak bu kadar önemli mi? Önemli değil derken bile, yine de onaylanmak isteği, beğenilmek arzusu hep duruyor…

Oyun...

Yazan Çarşamba, 05 Haziran 2013 22:20
Bu yazı için oy ver!
(21 Oylar)
Nasıl da değişiyor insanın hayatı...Bir gün...Bir saat...Hatta bir sanıye bile yetiyor hayatlarımızı yerle bir etmeye...Ya da edilmesine razı gelmeye... 2 dakika önce yanımızda olan sevgili, eş, dost, hatta sahip olduğumuz herşey,bir yabancıya nasılda dönüşüyor? Sonra sağlam sandığımız o ip "nasıl kopma noktasına geldi" diye şaşırıyoruz."Nasıl da geldik tamda bu noktaya" diye soruyoruz kendimize. Oysa; ilişkiden kopma noktasına giden geçişe doğru, yaşanılanlar, kırgınlıklar, hatalar, isyanlar, gelgitleri hiç hesaplamıyoruz. İçimizde, dağ gibi birikmiş enkaz kalıntılarını hiç dikkate almıyoruz.Sevgiler tükenirken, aşklar biterken, saygıyı yitirirken, bir sonu…

Kendim İçin

Yazan Cumartesi, 18 May 2013 11:18
Bu yazı için oy ver!
(10 Oylar)
Selamlar, Niye buradayım, neden iş saatimde bunları yazma kararı aldım bilmiyorum.. Ya da biliyorum her zaman ki gibi kendimden başka kimseye söylemeye cesaret edemiyorum.. Bugün kendim için bir değişiklik yapacağım ve kendimden başka kimseye söyleyemediğim şeyleri buraya yazacağım hiç birşey için değil sadece artık birileriyle paylaşmak yüklerimi hafifletmek için.. Bugünlerde çok sevdiğim her şeyimi paylaştığım birinden ayrı yaşıyorum, kalbim ağrıyor sanki.. Hiç erkek arkadaşım olmadı,üniversitenin en güzel zamanlarında tanıdım o kişiyi can dostumdu sonra okul bitti kopmadık ama aşk denen şeyi bulduk sandık…

Hasta

Yazan Salı, 14 May 2013 17:25
Bu yazı için oy ver!
(245 Oylar)
Hastane koridorunda bir aşağı, bir yukarı yürüyüp duruyorum. Saatim 10:30 da durdu. Gözlerinde ki çaresizlik kaldı. Sakin, mağrurdu. Minicik gövde de ,koskocaman bir yürek barındırıyordu. Hiç bir şey söylemedi, uzandı sedyeye sessizce. Serumu bağladı hemşire damar yoluna. Ameliyathaneye götürmek için sedyeyi itekledi hastabakıcı. O mu daha çaresizdi, ben mi? Yüzünde belli belirsiz , donuk bir ifadeyle asansörün kapısı kapandı. Saat 10:30. Zaman durdu. Aylardır hastane hastane , doktor doktor gezmekten her biri o korktukları derdi işaret eden tahlillerin sonucunda burdaydık. Boğazım düğüm düğüm…

YAZAR ARA


ÜYE GİRİŞİ

EN ÇOK OYLANANLAR



YAŞAM ATÖLYESİ

Hiç resim yok
  Kapat

Başsağlığı


Blog yazarlarımızdan Şerife Mutlu’nun hayatını kaybetmiş olduğunu öğrenmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Hanımefendiye Allah'tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm yakınlarına başsağlığı dileriz.